29 Ekim 2015 Perşembe

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlama Bayrak Yapımı

        29 Ekim Cumhuriyet bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım. Resmi bayramların da dini bayramlar gibi coşku ve sevinçle  kutlanmasından yanayım. Çocuklarımıza da inşallah bu alışkanlıkları kazandırabiliriz. Atatürk ilke ve inkılaplarına sadık Cumhuriyete sahip bireyler yetiştireceğiz hepbirlikte güzel günler göreceğiz :)

       Bayram kutlamalarını izlemeye malesef gidemedik malesef fakat kendimizce bir kutlama yaptık :) Öncelikle günün anlam ve önemine uygun giyindik üçümüz de kırmız beyaz olduk.

  Sonra düştük yollara markete gidip bayraklı balonlar aldık ve doğruca parka gittik. Aylin tüm çocuklarla bayramlaşıp balonları hediye etti. Dini bayramlarda nasıl ki şeker çikolata dağıtıyorsak resmi bayramlarda da bayrak balon vs dağıtılması taraftarayım. Parkta oynadık eğlendik.  


         Eve döndüğümüzde ise önceki gün makasla kestiğimiz kağıt parçalarını değerlendirdik biraz daha kağıt kestik. Kırmızı karton üzerine bir ay yıldız çizdik. Birlikte yapıştırıcı sürdük ve kırpık kırpık kağıtları yapıştırdık. 





Bayrağımızı yaptıktan sonra çok mutlu olduk televizyon ünitemize astık :) Enerjik annenin çocukları okadar da enerjik değiller hemen uyuyakaldılar oysa ki daha ay yıldızlı kurabiye yapacaktık :) Kısmet başka bir güne artık :)











23 Ekim 2015 Cuma

Aşure Günümüz

        Muharrem ayının 10. günü olan aşure günü geldi çattı. Aşure yapmadan olmaz :) Çok severim hatta bayılırım. İlk kez geçtiğimiz sene yapmıştım çok beğenildi. Kaan efendi ozaman karnımdaydı bu sene çok şükür kucağımda. Allahın bize verdiklerine ne kadar şükretsek az gelir. Geçen sene hamile olmam dolayısıyla resmen aşure aşerdim :) Hiç de yapmadığım birşey ilk başta cesaret edemedim. Nasılsa konu komşu getirir yerim dedim. Aşure günü geldi geçti bekle allah bekle gelen giden yok. Kapı çalınca koşuyorum aşure geldi diye yok hep hayal kırıklığı :( Ablam da yapmadı. Dedim Çiğdem kalk kızım iş başa düştü malzemeleri aldım yaptım o gün de tesadüf ya ablam da yapmış komşu da yapmış ohh aşure içinde yüzeceğiz neredeyse :) 3 gün falan çatlayasıya aşure yemiştim. Yapması çok zor değilmiş. Yemek yapabilen herkes aşure de yapabilir. 

        Dün hava yağmurlu olmasına rağmen üşenmedim pazara gittim. Malzemelerimi aldım. Ara tara portakal yok! Evet Antalya'da portakal yok. Başka şehirlere gönderirken kendimiz ayırmayı unutmuşuz :) Hiç içime sinmeyecek, portakalsız olur mu vırt zırt diye söylendim durdum kendi kendime gün boyu. Aşureyi yaparken aklıma mandalina geldi hemen soydum kabuklarını da meyvesini de attım içine. Vallahi süper oldu. Çok da içime sindi. Meyvesini bol seviyorum :) 

      Gelelim aşure tarifimize.

     AŞURE
  
  • 1 su bardağı nohut
  • 1 su bardağı kuru fasulye
  • 3 su bardağı aşurelik buğday
  • 1 su bardağı kabukları soyulmuş fıstık
  • 1 su bardağı fındık içi(bütün)
  • 1 su bardağı badem
  • 2 su bardağı doğranmış kayısı
  • 1 su bardağı kuru üzüm
  • 1 su bardağı kuş üzümü
  • Yarım su bardağı küp küp doğranmış portakal kabuğu
  • 2 adet doğranmış portakal
  • Portakal yoksa 3 adet mandalina kabuğu ve meyvesi
  • 2 su bardağı küp küp doğranmış elma
  • 2 dilim limon(aşure pişince içinden alınacak)
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 4 su bardağı şeker
  • 1 çorba kaşığı gül suyu
  • 1 fiske tuz
  • 1 çay kaşığı tarçın 
  • 5 adet karanfil 
  • 1 tatlı kaşığı bal
       1 gece önceden fasulye nohut ve buğdayı suda bekletelim. Sabah olunca hepsini ayrı kaplarda haşlayalım. Kuru meyveleri bir kapta 10 dk kadar kaynatalım. Daha sonra büyük bir tencereye pişirdiğimiz nohut fasulye buğday ve kuru meyveleri koyalım.  Suyu yetersiz gelirse biraz daha sıcak su ekleyelim. Kaynamaya başladıktan sonra fındık,fıstık,badem,limon, portakal kabuğu ve meyvesini, mandalina kabuğu ve meyvesini,elmaları da koyalım. Tarçın, karanfil ve balı unutmayalım. Nişastayı bir kapta soğuk suyla karıştırıp aşuremizin içine dökelim. Çok az tuz ve şekeri de ekleyelim. 10 dakika daha kaynatıp altını kapatalım. Üzerini süslemek için fındık fıstık ve ceviz karışımı, susam ve nar kullanabilirsiniz.
      Hepinize afiyet olsun...

    Bu aşureler de Aylin'in yaptıkları :) Narlarımı da hep yedi nar canavarı :)
Kalite kontrol tamam :)

    Komşularımıza dağıttık aşurelerimizi. Yabancı komşumuza aşurenin ne demek olduğunu anlatmakta biraz zorlansam da aşureye karşı şaşkın bakışlarını gizleyemese de tadını beğendiğine eminim :) Ona 2 kase al demiştim almadı şimdi pişman olmuştur bence :)








21 Ekim 2015 Çarşamba

Aylin Kuşun Şahane Kurabiyesi

      Mis kokulu kurabiyeler... Kim sevmez ki :) Çayın kahvenin yanına sütle birlikte midemiz hafif kazındığında ilk akla gelen şey tabiki kurabiyeeee! Bizim evde en çok yapılan şeydir. Her türlüsünü denedik sanırım fakat bunu çok sevdik :) Aylin'in yedikten sonra tepkisi -Anne şahaneeee! oldu. Hem birlikte yapılabilecek güzel bir aktivite hem de leziz mi leziz atıştırmalıklar. Gelelim kurabiyemizin tarifine.


      AYLİN KUŞUN ŞAHANE KURABİYESİ

      - 1 paket margarin
      - 1 çay bardağı sıvı yağ
      - 1 su bardağı pudra şekeri
      - 1 su bardağı nişasta
      - 1 yumurta
      - 1 paket kakao(50 gr)
      - Damla çikolata
      - 1 paket kabartma tozu
      - 1 paket vanilya
      - 3.5 / 4 bardak un
      - Vişne marmelatı(iç dolgu için)

      Un hariç bütün malzemeleri karıştıralım. En son unu yavaş yavaş ekleyerek yumuşak bir hamur elde edelim. Yuvarlak şekil vererek içine vişne marmelatı dolduralım. Marmelatınız yoksa sade de yapabilirsiniz. Ben kakaoya vişneyi çok yakıştırıyorum. Pastalarda da hep kullanırım. Yağlı kağıda kurabiyelerimizi dizip 180 derecede yaklaşık 15 dk pişirelim. Soğuduktan sonra afiyetle yiyelim.

     Kurabiyeleri yaparken fotoğraf çekemedik, yerken çekmek nasipmiş :)



   



                      Bunlar da Aylin'in elinden :)

14 Ekim 2015 Çarşamba

Oyuncu Anne ile Buluşma

      Bir gün Facebook'da gezinirken takipçisi olduğum Oyuncu Anne'nin Antalya'ya geleceğini öğrendim :) 14 Ekim 2015 günü Konyaaltı kitap fuarı Elma yayın evi standında olacaktı. Pek bir sevindim. İnsan tanımadığı birini nasıl sever? Sevebiliyor işte.  Tam da Antalya'ya henüz yerleşmişken nasıl da iyi geldi bu haber. Antalya'nın nimetleri :)
      Sabah erken uyandık hergünkü gibi :) Ulaşımımızı toplu taşımayla sağlayacağımızdan malesef Aylin'i yanımıza alamadım; anneannesiyle birlikte evde kaldılar. Kaan'la hazırlanıp evden çıkmamız zaten öğleni geçti. Neyse ki toplu taşımalarda çocuklu kadınlara öncelik tanıyorlar. Kaan etrafını izleyerek mutlu oldu :) Danki eski bir dostla görüşecekmişim gibi Cam Piramite girerken heyecanlıydım. Sağa sola bakınıyor Elma Yayın evini arıyordum. Uzaktan standı gördüm ve hızlı adımlarla standa yöneldim. Veeee nami diyar Oyuncu anne Şermin Çarkacı işte oradaydııı. Herzaman gülümseyen bir ifadesi var. Anneler etrafinı sarmıştı. Sevenleri herzaman etrafında daim olsun. Orada olduğumu duyan 2 arkadaşım da imzalı kitap istediklerini söylediler. İstanbulda olan Şeyma arkadaşımın doğum günüydü bugün. Ah o aklım hep sonradan gelir keşke Şeyma söylemeden önce aklıma gelseydi. Neyseki onun icin de bir kitap imzalattım Oyuncu Anne de doğum gününü kutlayan bir yazı yazdı sagolsun :)

         Bir diğer kitabı da Manisa'daki dostum Ayşe'ye imzalattım. Minik Semih Alp'in annesine onunla bol bol oyun oynaması için :)
    

        Dostlarıma benden birer hatıra olsun. Sizi seviyorum :)

         Vee gelelim benim kitaplarıma. Sevgili kızım Aylin kitabımı ele geçirip üzerinde resim çalısması yapmış 5 ay önce. Sabah kitabı yanıma almak için çıkarıp baktığımda şok oldum güldüm. Güzel de yapmış kereta :)


   
     
     Aylin'in resmi tamamlandı :)

     Oyuncu anneyle tanıştık konuştuk gülüştük. Çok tatlı şirin bir kadın. Aynı zamanda da çok fit ama öylr böyle değil 34 beden falan sanırım maşallah :)



   
          Söyleşisine katıldık. Çocuk sesine karışan sesini dinledik :) Güzel keyifli bir gün oldu çok. Pek çok annenin benimle aynı halde olduğunu görmek beni mutlu etti hahha çok mu kötüyüm ne :) Oyuncu anne de kendi cektiği fotoğrafı facebook sayfasına koymuş :)

      Buarada soyadımın değişik olmasının faydalı olduğunun farkına vardım. 160.000 takipçinin içinde Çiğdem Kayur ismi yer etmiş hafızasında. Hoşuma gitmedi desem yalan olur :)

      İyi ki geldin çok keyifli bir gündü tekrar görüşmek dileğiyle tatlı kadın...

     Dönüşte Aylin'i de unutmadık ve sulu boya aldık. Boya boya sulu boya sulu boya diyerek evin içerisinde koşmaya başladı görünce :) 1 saat sulu boya yaptı sonra da boyaları nasıl karıştırdığını anlattı. O da 1 saat sürdü sanırım. 2 mi desem bilemedim :)





13 Ekim 2015 Salı

Galactago Bitkisel Anne Sütü Artırıcı Damla Mucizesi

      Anneye ilk gunlerini kabusa dönüştürebilecek bir soru: "Sütün var mı?" Var içer misin?  Var desen olmaz yok desen olmaz. 'Bende bir süt vardı ay şakır şukur üstüm başım yatak çarşaf süt olurdu ay mahallenin çocuklarına yeterdi allah seni inandırsın' diye devam eder muhabbet. Bu sırada henüz anne olmuş kişinin gözlerinden kıvılcımlar çıkmaya başlar :) Bebek bir yandan ağlar aa yok senin sütün yetmiyor baksana bu ağlıyor derler. Gelen giden herkes anneyi sütünün olmadığına inandırır ve hemen eczaneye koşup mama alınır gelinir. Her mama verdiğiniz öğün yüzünden sütünüz azalır. Azaldıkça mama verirsiniz mama verdikçe de bu kısır döngü içerisinde sütünüz de azalır biter gider...

        İlk bebeğimde edindiğim tecrübe ikinci bebeğimde bana çok büyük fayda sağladı. İlk bebeğime malesef doğumundannitibaren hep anne sütü+mama takviyeli gitmek zorunda kaldım  7.ayda işe başlamamla birlikte de iyice azalan sütüm tamamen kesilmiş oldu. Bu sefer temkinli davranmak istedim ve hamileyken süt artırıcı araştırmalarına başladım :) Doğum çantama bitki çayları hurmalar koydum. Galactago bitkisel damlamı da almayı unutmadım. Doğum sonrası damlayı hemen kullanmaya başladım. Günde 3 defa 1 su bardağı su, meyve suyu veya süt içerisine 15 damla damlatılıp kullanılması tavsiye ediliyor. Icerigi %100 bitkisel olduğu için hiçbir yan etkisi yok. Gerçekten çok büyük faydasını gördüm. Oğluma hiç mama vermedim. Şuan 7 aylık oldu çok şükür fazlaca sütüm oldu. İlk 2 ayda yaptığım süt stoğunu kullanamayacağımı anladığımda ve artık buzlukta yer kalmadığında stokladığım anne sütlerimi verebilecek birilerini araştırmaya başladım. Bir arkadaşım vasıtasıyla kanserli bir hastanın doktor önerisi üzerine anne sütü arayışında olduğunu öğrendim. Kanserli hastalarda tedavilerine yardımcı olması için günde 1 bardak anne sütü tavsiye ediyor doktorlar. Hemen iletişime geçtik ve devir teslim törenini gerçekleştirdik :) Galactago sadece bebeklere değil hastalara da şifa oldu. Yeni annelere tavsiyemdir anne sütü için bol su tületin ve günde 3 kez bu damlayı kullanın.

      Bol sütlü günler...





Hamilelik Sonrası Kilo Vermek

       Her kadının korkulu rüyasıdır hamilelik kiloları. Hatta çoğu kadın hamile kalmaktan bu yüzden korkar ve kaçınır. Oysa ki dikkatli şekilde beslenmemize özen gösterirsek hamilelik sonrasında eski formumuza dönmek hiç de zor değil!
 
       İkinci doğumumdan sonra Pierre Dukan'ın protein ağırlıklı diyetiyle tanıştım. Bu diyetin mantığını anlamak için mutlaka kitabını edinmek gerekiyor. Kitabı okuduktan sonra aklıma yattı ve uygulamaya karar verdim. Dukan diyetinin 4 aşamalı bir süreci var.

1-Atak evresi. Bu evrede sadece saf proteinler tüketiliyor. 1.5 yemek kaşığı yulaf kepeği tüketilmesi de zorunlu
2-Seyir evresi. Bu evrede proteinlerin yanına sebzeler de ekleniyor. Yulaf kepeği 2 yemek kaşığına çıkıyor.
3-Güçlendirme evresi.Protein ve sebzelerin yanına meyveler ve nişastalar da geliyor. Yulaf kepeği 2 yk.
4-Koruma evresi. Ömür boyu süren bir evre :) Verilen kiloların geri alınmaması için haftada 1 gün saf protein ve 2 yemek kaşığı yulaf kepeği mecbur kılınmış.

      Emziren anneler içinse durum biraz özelleştirilmiş. Güçlendirme evresinin 2.yarısı uygun görülmüş. Haftada 1 gün yapılması gereken saf protein günü bebeğin böbreklerine zarar verebileceği için emziren annelere yasaklanmış. Hergün protein+sebze 2 adet meyve 2 dilim tam buğday ekmeği 2 yemek kaşığı yulaf kepeği yenebiliyor ve haftada 2 kez nişasta öğünü de dahil edilmiş. Haftada 2 kez 1 yemek 1 tatli ve 1 içecekten oluşan ödül öğününü de hesaba katarsak oldukça sağlıklı ve dengeli şekilde annenin sütüne zarar vermeden kilo vermiş oluyoruz.

      Protein ağırlıklı beslenmenin anne sütününin miktarını ve kalitesini artırdığına inanıyorum. Şeker un ve yağ vücudumuza katkı sağlamaması bir yana kilo kilo bize geri dönüyor. Bu 3lüyü hayatımızdan nekadar uzak tutarsak okadar fit bir yaşam sürebiliriz.











12 Ekim 2015 Pazartesi

Aylintoş ile Ay Kumu

       Küçük abla Aylin ile birlikte evde bir etkinlik yapalım dedik ve ay kumu yapmaya karar verdik. Birşeyler yapacağımızı söylediğimde okadar heycanlanıyor ki neşe içinde ordan oraya koşturmaya başlıyor. Onun bu hallerini çok seviyorum. Hafızama bir bir kazıyorum her halini her anını. Küçük meleğim büyüyor. Her anımızı dolu dolu yaşamak, hafızasında güzel anılar kalmasını sağlamak için uğraşıyorum. Çocuklar dünyadaki melekler. Masum kuzular... Annelik ay kumundan çıkıp duygusala bağlayabilmekmiş :) Konumuzdan sapmadan ay kumuna gelelim artık :)

       Ay Kumu
     - 4 bardak un
     - Yeterli nemliliği sağlayacak kadar bebek yağı
     - Dilerseniz gıda boyası

     Ay kumu ile kumdan kaleler yapabilirsiniz. Küçük kalıplar ile şekiller çıkarabilirsiniz. Kalan kumunuzu da poşetleyerek kaldırabilir dilediğiniz zaman tekrar oynayabilirsiniz.




Traş Köpüğünden Kar :)

     Bebekler büyüyor birer afacan çocuk haline geliyorlar. Her gün ilgilerini çekecek bir oyun bulmak gerekiyor :) Yaklaşık 3 yaşındaki kızım Aylin yaptığımız bu duyusal havuzu çok sevdi. Değişik materyallerle zenginleştirebilirsiniz. Yapay kar yaptığımız günden beri hergün yeniden yapmak istiyor. "Kardan adam yapalım anne hadi kardan adam yapalım lütfen lütfen yapalım" diyerek peşimde dolaşıyor :) Gelelim yapay karın yapımına.

       YAPAY KAR
     - 2 paket mısır nişastası
     - 1 kutu traş köpüğü

     2 paket mısır nişastasını bir kutu veya uygun kap/leğene boşaltıyoruz. Üzerine daha önce dolapta bekleterek soğuttuğumuz traş köpüğünü sıkıyoruz ve karıştırıyoruz. İşte eğlenceli yapay karımız hazır!
Kartopu yapın. Kardan adam yapın. Dokunması oynaması çok eğlenceli gerçekten.

     Biz kardan adam yaparken damla çikolata havuç ve elmadan da yardım aldık :) Kardan adam yapımından kalan malzemelerimizi de afiyetle yedik :)

   Çocuklarla çocuk olmak oynamak eğlenmek gerçekten çok güzel. Bu aktivitede sizin de oldukça keyif alacağınıza eminim biz çok eğlendik :)


ANNELİĞİN İLK GÜNLERİ


         Merhaba size anneliğin ilk günleriyle ilgili birkaç şey anlatmak istiyorum. Annelik şüphesiz dünyada tadılabilecek en güzel duygu en güzel yaşanılası olay. Fakat doğum sonrası ilk günler hiç de öyle gelmeyebilir; özellikle yalnızsanız...

         Siz çok güzel şeyler hayal ederken birdenbire kendinizi bir kaosun içinde bulabilirsiniz. Lohusalığın verdiği sürekli yorgunluk ve aşırı uyuma isteği bir yandan sürekli bakıma muhtaç, ağlayan bir bebek, bir yandan eve sürekli olarak gelen konu komşu akraba eş dost ziyaretleri sizi çileden çıkarabilir ve oldukça stresli günler yaşayabilirsiniz. Bu olaylar zinciri sütünüzün kesilmesine varan sonuçlara kadar neden olabilir.

        Öncelikle bu zor günlerin geçeceğini belirtmek isterim ve hamilelik süresince doğum sonrası planlarınızı yapmanızı tavsiye ederim.

        - Yardımcı bulun! Öncelikle doğum sonrasında sizinle birlikte kalabilecek (mümkünse 40 gün) bir aile ferdi bulmalısınız. Sadece 1 kişi olmasına özen gözterin. Çünkü bu süreçte herkes size bir şeyler söyleyip, kendilerince iyilik yaptıklarını düşünerek, sürekli size karışıp akıl vermeye çalışacaklardır. 1 kişiyle baş etmek daha kolaydır :) Ailenizden kimseniz yoksa 1 aylığına bir yardımcı bulmanızı öneririm.

        - Misafirden kaçının! Doğumdan önce ve ya doğumdan sonra hastanede yakınlarınıza anne ve bebek sağlığını korumak açısından ev ziyaretlerini 40 gün kabul etmeyeceğinizi belirtebilirsiniz.  Bu süreç hem sizin çökmüş bağışıklık sisteminizi korumak hem de bağışıklığı henüz oluşmakta olan bebeğinizi korumak için yararlı olacaktır.Ayriyeten her gelen misafirde yorulmak zorunda kalmazsınız; bebeğinizle daha faydalı zamanlar geçirebilirsiniz.

        - Asla sütüm yok deme! Sakın böyle bir hataya düşmeyin. Her gelen anne size sütünüzün olup olmadığını bebeğin emip emmediğini soracaktır. Her gelenle aynı muhabbete girmeyip herşey iyi herşey yolunda deyip konuyu geçiştirin :) Çok pişman olursun emin ol...

        - Uyuyun!  Her fırsatta uyuyup dinlenin. Bebeğin uyuduğu her anı siz de uyuyarak geçirin. Bu sizin de çabucak toparlanabilmeniz için çok önemli.

        - Nefes alın! Bulduğunuz fırsatlarda bebeği evdekı yardımcınıza/annenize emzirdikten sonra emanet ederek eşinizle birlikte yürüyüşe çıkın, kahve için, sohbet edin... 40'lı kadının ne işi varmış sokakta demeyin :) Beden sağlığımız kadar ruh sağlığımız da önemli.

        - Bebeğinizi sevin! Bir anneyi en iyi edecek şey yavrusunun kokusur. Yavrunuzu koklayın.. Evlat kokusu dünyadaki cennet kokusudur. Sarılın öpün koklayın sevin.

        - Ağlayan bebeğinize şefkatle sarılın. Ona her ağladığında onun tek huzur kaynağı olan gögsünüze almayı ihmal etmeyin. Her ağladığında bebeği emzirmek çok önemli. Ten tene temasın bebek üzerinde olumlu etkileri özellikle son yıllarda ne kadar faydalı olduğu kanıtlanmıştır. Özellikle premature bebeklerde iyileşme sürecine çok çok katkı sağlamaktadır. Bebeğin alışık olduğu anne kalp sesi ve kokusu bebeği rahatlatmaktadır. Ten tene temas bebeğin doğduğu anda özellikle henüz kordonu kesilmeden sağlanmalı ve bebek emzirilmeye başlanmalıdır. Anne ile bebek doğum sonrası hemen birleştirilmelidir. Sütünüzün çok daha çabuk gelmesini sağlayacak ve daha huzurlu bir bebeğe sahip olmanıza katkı sağlayacaktır. Bu isteğinizi doktorunuza doğum öncesinde söyleyin ve gerçekleştirin. Bu konuya daha sonra ayrıca değineceğim.